12 Mart 2011 Cumartesi

Sebepsiz Sevmektir Aşk

Sebepsiz sevmektir aşk.
Nedeni olmadan bağlanmak birine..
Gözlerine baktığında erimektir içten içe.
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
"Hatta sarılamamaktır utançtan,
Çünkü utanmaktır sevmek aslında".

Yinede Korkmuyorum...

Yinede Korkmuyorum Seni Sevmekten..
Kaçmaya çalıştığın gerçek,
Bir gün karşına çıkacak.
Ve işte o gün
Kaçacak yerin olmayacak.
Ben senin varlığını seviyorum,
Yokluğunu seviyorum
Sana ulaşamadığım dakikalarda.
Seni duymayı
Seni özlemeyi
Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten.
Senin gülüşünü seviyorum.
Her bana bakışında
Gözlerinde okuduğum o duyguyu
Gözlerindeki gözlerimi seviyorum.
Gönlünü seviyorum
Özünü seviyorum senin
Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sendeki o sıcaklığı
Sana olan uzaklığı seviyorum.
Yanaklarından akan gözyaşlarını
En çok, dağınık olduğunda saçlarını
Beni arayan ellerini seviyorum.
Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen
Ayrılığını seviyorum,
En çok yalnız kaldığımda
Beni bulan gönlünü seviyorum.
Ben en çok senin bana olan
Sevgini seviyorum.
İçimden haykırmak geliyor.
Dünyaya sığdıramadığım seni
Kalbime sığdırmak geliyor.
Ağlamak geliyor seni görmezsem
Özlemek geçiyor içimden seni
Sevmek geçiyor.
İçimden sana doğru giden
Bin bir türlü yol geçiyor.
İçimden sen mutlu olacaksan
Ölmek bile geçiyor gülüm.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben yalnızca seni seviyorum,
Ne o muhteşem güzelliğin
Ne kalbimdeki özelliğin
Ne de sevdiğim için değil,
Seni yalnızca sen olduğun için,
Ruhun için
Kalbin için
Aklın ve sevgin için seviyorum seni.
Ben seni en çok kendim için seviyorum
Belki de ilk defa bencil oluşumu
Sana borçlu olduğum için.
Seni her şey için seviyorum.
Ve sahip olmadığım
Hiçbir şey için.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her dakika seninle olmayı seviyorum.
Gözlerimi her açtığımda
Aklıma gelişini seviyorum.
Her gece uyumadan önce
Seni sevdiğim aklıma gelince
Sensiz uyumayı bile seviyorum
Uyumadan önce seni düşününce.
Ben seni en çok
Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben seni bu şehirde olduğun için değil
Benimle aynı toprağa ayak bastığın için
Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.
Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı
Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.
Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi
Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni.
Beş bin yaşındaki bu dünyada
Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.
Ben seni benimle yaşadığın için
Benden hiç gitmediğin için seviyorum
Beni hiç terk etmediğin için.
Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında
Kalbini seviyorum kapıları açıldığında
Ve gözlerini seviyorum
Her karşımda kapanıp açıldığında.
Bana baktığında
İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum,
Her bana baktığında
Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her kibrit çaktığımda
Alevin içinde seni görmeyi seviyorum.
Her sigara yaktığımda
Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.
Her bana baktığında
O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi
Yalnızca sen olduğun için hayatımda
Kendimi bile seviyorum
Sen olunca aklımda.
Kalbimi seviyorum seni seviyor diye
Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye.
Ruhumu seviyorum, senin ruhuna
Bu kadar yakın diye.
Varlığımı seviyorum,
Sırf sana borçlu olduğum için
Mutluğumu seviyorum.
Gülümsememi seviyorum seni düşününce
Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sana olan sevgimi yazan
Kalemimi seviyorum.
Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.
Sana olan sevgime benzettiğim
Her sevgiyi seviyorum.
Bana seni hatırlatan her şeyi
Sana giden yolları seviyorum.
O kadar çok seviyorum ki seni
Seni kaybetmek korkusunu bile,
İçinde yalnızca, sen olduğun için
Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için
Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Seni seviyorum.

Olsun Demek de zor artık

Yorgun gecelerin ardından
Hep aynı yere dönerken
Islak sokaklar boyu düşündüm
Solmuş insanların yüzünden
Gülümseme beklerken
Tren yolları boyu düşündüm

Sanki yıllardır uzaktayım ben
Özlemlerin hep sensiz, derinden
Ama yalanlar görürüm hala
Burdan bakınca şu sonsuz dünyaya

Olsun demek de zor artık
Çocuk düşlerimiz yok artık.

Yandığımı Unutma

Arılar uçar kanadından yel alır
Bülbül konar gül dalından dil alır
Sen sanma ki yaptıkların kar kalır
Senin için yandığımı unutma
Arılar konar çiçeklerde iz kalmaz
Yiğit severse söylenecek söz kalmaz
Dağlar rampalıdır düz düz olmaz
Senin için aştığımı unutma
Arılar uçar uçar vızıldar
Yürek yanar içten içten sızılar
Bahar geldi meleşi yor kuzular
Senin için çoban oldum unutma
Arılar hep oğul salar duydun mu
Ulu dağa kar yağıyor dondun mu
Tanışalı yıllar geçti saydın mı
Senin için saydığımı unutma

Aşk Yoksun, yoksulum...

Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı... ama çok sıkı
sarılmak sana..
göz yaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !

Biz Hiç 'Biz' Olduk Mu?

Geç kaldın her şeye... Geç kaldın bana... Geç kaldım sana...


Bana gelişinde geçti benden gidişinde...
Beni sevişinde geçti benden nefret edişinde...


Geçmiş zaman dilimleri ne inat gelecek saatlerdeydi gözün ve gelecek yıllardaydı yüreğin...


Bulunduğun zamana ait şeyler yaşayamadın sen.
Hep Sonra... diye başlayan cümleler kurdun.
Hep Belki bir gün... diye temennilerde bulundun.
Dilemek yetmiyormuş bazı şeyleri bütün benliğinle istemek lazımmış.
Başarmak için ölesiye çabalamak...
Dahası cesur olmak lazımmış.
Aşkda sevgide nefrette acıda mutlulukta...


Yağmurlu bir geceydi bana gelişin... Gidişinde yağmurlu bir günde oldu.


Aç pencereni ve dışarı bak. Yine yağmur yağıyor.
Bu kez ne gelen var ne de giden...
Ne kapımı çalan var ne de yüreğimi aralayan. ..
Ne akan gözyaşlarımı silen var ne de yüreğimdeki mutluluğa ortak olan...


Pencereme vuran yüreğimi ıslatan yağmura rağmen güçlü hala bir yanım.
Bu kez ne götürecek benden diye korkmuyorum.
Onunla yarış etmek için akmıyor gözyaşlarım.
Aksine gülüyor gözlerim.
Ertelenmiş zamanlara yaşanamayanlara hayatın bize oynadığı oyuna seyirci kalışına gülüyor.


Benim de geç kaldıklarım oldu mutlaka.. .
Fakat senin kadar geç kalmayı başaramadım hiç bir zaman.


Gözlerimi kısarak bakmadım hayata sonuna dek açtım.
Zaman duruyorken bile sen aktın içime...
Akarken hep bir duru su olmak istedim kendimi gizlemedim.
Hayat bana çelme taktığında ben ona dil çıkardım gülüp geçtim.


Güzel günlerin yanında kötü günlerinde olacağına hazırlıklıydım.


Bazen hiç olmayacak sularda fırtınalar kopardım.
Bazen aynı sularda sakince yüzdüm.
Fakat kabullenemedim ertelenmiş zamanları...
Kabullenemedim yağmurun sinsice benden çalıp götürdüklerini...
Kabullenemedim her geçen dakika içime işleyişini...


Her şeye geç kalınmıştı bizim hayatımızda.
Geç kalınanlar ertelenmiş yaşamlar...
Neleri erteledik biz?
Niye erteledik?
Neleri sevdik biz?
Nelerden vazgeçtik?
Neleri göze aldık biz?
Nelerden kaçtık?
Neden bu hale geldik be biz?


Sahi biz hiç biz olduk mu???

Seni Arıyorum

Seni arıyorum inan her nefesimde
Seni soruyorum inan her gidişlerde
Senin aşkını taşıdım gizliden gizliye
Sen gelmedin ya hayal gözlüm
İnan bende bittim hasretinle!...

Nefesim kesiliyor artık nerdesin?
Haykırsam sevdanı çıkmıyor ki sesim
Vuslatı beklemek zormuş gülüm kalmadı gençliğim
Sen gelmedin ya güzelim
Bende kaybettim herşeyimi kapandı gözlerim

Yanıyorum hergün senin aşkınla
Allah'ım nedir bu? Neler oluyor bana?
Yetiş sultanım gelemez misin imdadıma?
Yine sen gelmedin ya
Bende söndüm içimde yanan bu volkanla!...

Kaç yıl oldu daha güvenmiyor musun?
"Seni Seviyorum" diyorum anlamıyor musun?
Ey hayal gözlüm halimi görmüyor musun?
Yine sen gelmedin ya
Belki gelirsin ben mezardayken başucuma...!